17 Kasım 2019
  Ana Sayfa     Değerlerimiz     Gazilerimiz

 Gazilerimiz

Gazilerimiz


Hasan Kara, İbrahim Tuncer, Mustafa Kozlu, Gazilerimiz, günyüzüm, törnük

GAZİ MUSTAFA KOZLU
İSTİKLAL GAZİSİ - ÇAVUŞ 
 
Sülüs kâğıdı Trabzon Sarıkışla 2.tümen 5.alaya çıkmıştır. Alayda hem yazı hem de üst düzeyde bir komutan olarak görev yapmıştır. Atatürk alayı denetlemeye geldiğinde alay hakkında bilgi vermiş, alayın yapabilecekleri hakkındaki toplantıya katılmıştır. Bu sayede Atatürk’ü görmüş ve toplantısına katılmıştır. 
 
Alaya gelen yazı işlerinden o sorumluydu. İki yıl hiç evine gelemeden askerde kalan Mustafa Çavuş komutanından izin istemiş, komutanı; sen buradan bir gün izine gidersen biz burada hiçbir işi yürütemeyiz, benden ailene selam et, eğer onların gelme imkânı varsa onlar gelsin yoksa seni izine gönderemem demiştir. 
 
Mustafa Çavuş; Rusların Artvin’den çıkarma yapıldığını öğrenip komutanından gelen emirle, emrine verilen askerlerle Rus askerlerini püskürtmek için Artvin’e gönderilmiş. 
 
Rus askerleri denizden karaya çıkmış ve Türk askerleri 200-250 metre yaklaşmış. (cephane kıt, mermi az olduğundan bu kadar yaklaştırmışlar. Mermi israfını önlemek için bu kadar yaklaşmalarına izin vermişlerdir) Artık düşman askeri yeterince yaklaşmış ve ateş için uygun duruma gelmiştir. 
 
Mustafa Çavuş askere ateş emrini vermek için ayağa kalkmış ve “ ateş” dediğinde düşman askerinin kurşunu; sağ yanağından girmiş iki dişini kırmış dilinin ucundan sıyırarak geçmiştir. Düşman askerini geri püskürtünceye kadar savaşa devan etmiş bunun için çok kan kaybetmiş ve iki hafta hastanede yatmıştır. 
 
Daha sonra dişlerini kaybetmesi sonucu ve dilinin zedelenmesi dolayısıyla peltek konuşmaya başlamış.
 
Mustafa çavuş 4,5 yıl askerlik yapmıştır.

Kaynak: Halil Kozlu - Mustafa Kozlu - Seyfettin Kozlu


GAZİ İBRAHİM TUNCER 
İSTİKLAL GAZİSİ PİYADE ÇAVUŞ 

 
1317 yılında doğdu. Baba adı Hasan TUNCER. 23 yaşında Erzurum 11. tümen 42. alay piyade er olarak askerliğe başlamış. Vatanın büyük bir buhran içinde olduğu bir dönemde askerlik yapmıştır.
Oğlu Kadir amcadan anlattıkları insanın kanını dondurur cinsten şimdi Kadir amca aklında kaldığı kadar bu kurtuluş hikâyesini dinleyelim. 
 
Bütün yurtta büyük bir işgal başlamış. Erzurum da asker olan İbrahim çavuş yunanlıların Karadeniz’e gönderdikleri işgal kuvvetlerinin peşine takılıp, kırık gün kırık gece sadece iki cep fındıkla İstanbul’a kadar yürüyerek varmışlar. Yunan askerini takipteyken ordu dolaylarından geçerken bir fındık bahçesinde başak edip cebine doldurduğu fındıklarla bu vatanı kurtarmak için yürümüş kırk gün yolda giderken açlıktın ölen arkadaşları olmuş, İstanbul’da sadece bir gece kalmışlar. Orda bir alay da kırk günün ardından yemek yiyip İzmir’e doğru yola koyulmuşlar. Yolda birçok olayla karşılaşmışlar. Mesela; yunan askeri bir köyün halkını bir camiye doldurmuş kapılarını kapatmışlar çivi çakıp iyice kapıyı kilitlemişler. Sonra benzin döküp kaçmışlar ve 42. alay oradan geçerken yangını söndürüp içerdekileri çıkarmışlar. İçerde havasızlıktan ölenler olmuş. Yunanlar esir aldıkları Türk askerlerine çivi işkencesi yapıyorlarmış. Hendekten atlatılan askerlerin ayaklarına çivi geçer, ölenleri denize atıp ölmeyenlere ekmek, su verip hayatta kalmasını sağlayıp, onların acı çektiğini gülerek izlerlermiş. 42 alay bunu yapan Yunan askerini çembere alıp onları esir almışlar. 
 
Kazancıbayırı denilen yerde bir gecede bir cepheyi yedi defa kaptırıp yedi defa geri almışlar. Altıncı defa kaptırdıklarında komutanları onlara; eğer bu cepheyi alırsak hem savaşı kazanırız hem de Türkiye kurtulur demiş, 42.alay son bir hamleyle cepheyi ele geçirmiş ve komutanlarını kaybetmişlerdir. Bu sayede Mustafa Kemal’in himayesine girmiş ve Mustafa Kemal’in cephede toplantılarına katılmıştır. 
 
Yine Askerlerin açlıktan yorgunluktan uykuya daldığı bir gecede, Yunun askeri top ateşine tutmuş ve cephede sadece İbrahim çavuş hariç herkes ölmüştür. Top ateşi bitip yunan askeri sahayı gezmeye başlamış, artık gün ağarmış ve sabah olmuştur. Yunan askeri ölmeyen Türk askerini öldürmüş. İbrahim çavuş üzerine bir şehit arkadaşını çekip kendini gizlemiştir. Kanın oluk oluk akıp toprağı yardığına bizzat şahit olmuştur.
 
Bir gün boyunca o şehidin altında kalmış, o günün sonunda vücudunun her yeri kan olmuş, kan artık vücudunu rahatsız etmeye başlamış ve kaçmaya karar vermiş gecenin uygun bir zamanında kaçmış. Bütün elbisesi kan olmuş, kan katılaşmaya başlamıştır. Gece karanlığında nereye gittiğini bilmeden yürüyorken bir suya rastlayıp orada temizlenip yıkanmış. Sonra bir Şehit Türk yüzbaşısı görmüş ve onun elbisesini giyinmiş, dört gün yürümüş, gizlenmiş hiçbir Türk askerine rast gelememiştir. Dört günün sonunda bir çadır görüyor ve o çadırı izliyor. Çadırın kapısında duran Atatürk’ün atının iki ön ayağının birazının beyaz ve alnındaki beyaz beneğinden (sakar) tanıyor. Onu görenler Mustafa kemale haber veriyorlar. Mustafa kemal İbrahim çavuşa sarılıp; sizi kayıp mı ettim hani arkadaşların deyip ağlamaya başlıyor. Orda toplantı yapılıyor, cephe alınıp savaş kazanılıyor. Düşman İzmir’den denize dökülüyor. 
 
Mustafa Kemal ile omuz omuza çarpışan İbrahim çavuş 4 yıl 8 ay askerlik yapıyor. 4 yılı normal askerlik 8 ayıda fazladan asker eğitmek için askerde fazladan kalıyor. 
 
Kaynak: Kadir & Hatice Tuncer


GAZİ HASAN KARA 
TOPÇU NİŞANCISI 

 
1920 / 1923 yılları arasında askerlik yapmıştır. 
 
Tertipleri:       Yunus TOPAR
                        Hakkı ÜNLÜ
                        Bayramo BAYRAM (Ambarlı) 
 
Askerlik sülüsü; 3.tümen 3.alay Topçu Er Ankara Haymanaya çıkmıştı. İkinci İnönü ve büyük taarruz savaşlarında topçu nişancısı olarak askerliğini yapmıştır.
 
Ankara haymana ovasında Mustafa Kemal Paşa komutasında altı saat süren bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantıya Atatürk başkanlık yapmıştır. Atatürk’ü bu sayede görme imkânı bulmuş. 
 
Atatürk’ün toplantıya üstü açık bir jeeple geldiğini söylermiş. Bu toplantı sonrası her komutan birliğinin başına gelmiş alınan kararı açıklamıştır. Ve karardan büyük taarruz kararı çıkmıştır.
 
Bütün hazırlıklar yapılmış ismet İnönü savaşa katılacak askerleri denetliyormuş. Topçu nişancısı Hasan KARA’yı üç defa geri hizmete vermiş. Kendi komutanı “eğer bu savaşa bu asker katılmıyorsa bu savaşta bende yokum” çıkışıyla tekrar orduya topçu nişancısı olarak alınmıştır. 
 
Yirmi yedi gün yirmi yedi gece sırasıyla: Ankara, Eskişehir, Kütahya, Afyon sandıklı cephelerinde bizzat savaşmıştır. Askerliğin son gününde komutanları gelmiş ve onlara şöyle hitap etmiştir; 
 
Yarın üç bayramı birden yaşayacaksınız:
Birincisi: yarın kurban bayramı
İkincisi: savaş yarın bitiyor antlaşma imzalanacak
Üçüncüsü: yarın birçoğunuz teskere alacaksınız… 
 
Size tavsiyem herkes mesleği ile uğraşsın bu vatanı canlandıralım. ”der”
İzmir’de düşmanın denize dökülmesi olayını bizzat yaşamış ve görmüştür.
İlerlemiş yaşına rağmen o dönemde askerin bir marşı unutmadan söyleyip ağlarmış: 
 
Çalındı borular asker silah alıyor
Mızıkalar can havası çalıyor
Ey analar vatan size kalıyor
Gitmek düştü erkeklere erlere
Canım kurban olsun öksüz vatana  
 
Kaynak: Şaban Kara & Mehmet Kara
Hazırlayan: Mümin Kozlu
 



  İçerik Galerisi

 Hasan Kara    İbrahim Tuncer    Mustafa Kozlu    Gazilerimiz    günyüzüm    törnük 

 Okunma Sayısı : 8410      Tarih :05.09.2015


Ad-Soyad
E-Posta
Yorum
 
Güvenlik Kodu