27 Mart 2019
  Ana Sayfa     Röportajlar     Mehmet DAĞDEVİREN

 Mehmet DAĞDEVİREN

Günyüzü Köyünün İlk Öğretmenleri



 
Bundan tam 59 yıl önce; köyümüzde, suyun evlerden akmadığı, elektriğin olmadığı, gaz lambasının kullanıldığı, ulaşımın eşeklerle sağlandığı, güllükten yapılmış yataklarda uyunduğu, philips radyoların en gelişmiş iletişim aracı olduğu, haberlerin bir ay sonra duyulabildiği bir zamanda; köyümüze iki öğretmen atanır ve ilk defa öğretmenle tanışılır. Sıranın, masanın ve tahtanın vb araçların olmadığı köyümüzde, yerlerde eğitim öğretim yapılmaya başlanır.
 
Öğretmenlerimizin ilk öğrencileri olan, seksen kişiye çok emeği geçmiştir. İlk dönemlerini Cami Mahallesindeki bir oda da böyle yokluklar içinde çalışıp çabalayarak geçiren öğretmenlerimiz ikinci dönem sazlı büke yapılan Günyüzü İlkokulu binasında eğitim öğretime devam etmişler, bir yıl sonra da başka bir yere atanarak köyümüzden ayrılmışlardır.
 
59 yıl önce köyümüzde öğretmenlik yapan, köye birçok emeği geçen, köy enstitüsü mezunu olan bu öğretmenlerimiz, Sayın Mehmet DAĞDEVİREN ve Ayşe DAĞDEVİREN’dir. Bu vefakâr ve emektar öğretmenlerimizi ikamet ettikleri Gümüşhane İlinde bulduk ve evlerinde Babam İhsan ÇAK ve arkadaşım Aydın İLERİ ile ziyaret ettik. Bizi kırmadılar öğretmene yakışır bir nezaket ve güler yüzlülükle röportaj isteğimizi kabul edip; bizi 1950’li yıllara öncesine götürerek o günleri anlattılar.
 
Biraz rahatsız olduğu için hocamızı fazla yormadık. Hocalarımız bizleri kabul ettiği için teşekkür ediyor ellerinden öpüyoruz.
 

  
Hocam Mehmet DAĞDEVİREN kimdir biraz anlatır mısınız?
 
1928 yılında Gümüşhane İli Tekke beldesinde doğdum. Orta halli bir ailenin çocuğu olup, ilkokulu Tekke Beldesinde bitirdim. İlkokuldan sonra, 1942 yılında Erzurum Pulur Köy Enstitüsüne kayıt oldum. 1942 yılı Mayıs ayında yürüyerek Erzurum’a gittim. Giderken yollarda birçok zorlukla karşılaştım. 1947 yılı Haziran ayında ise mezun oldum.  İlk tayin yerim Bayburt’tur. Daha sonra sizin köyünüze tayin olduk. Bir sene görev yaptıktan sonra da Kürtün’e tayinim çıktı. İki çocuğum vardır. Onların bir tanesi sizin köyde dünyaya geldi. İkisi de öğretmen emeklisidir.
 
Hocam Köy Enstitüsünün amacı neydi?
 
Köy enstitüsünün amacı; köy çocuğunu yetiştirerek köylere göndermek;  halkın uyarılmasını, okuryazar olmasını sağlamak, ziraat ve el sanatları yönünden rehberlik yapmak, halkı iş sahibi yapacak beceri sağlamak gibi köyle ilgili tüm konularda köy halkına yardımcı olmaktır.  
 
Köy Enstitüsünde kaç yıl okudunuz?
 
Toplam 5 yıl. Okulda tatil yoktu. Senede 45 gün senelik iznimiz vardı. Diğer günlerde eğitim devam ediyordu.
 
Köy Enstitüsünden mezun olduktan sonra ilk görev yeriniz neresidir?
 
Belirttiğim gibi, 1947 yılında mezun oldum. İlk atamam Bayburt’un Oruçbeyli köyüne yapıldı. Orada 2 yıl görev yaptıktan sonra, Ayşe Hanımla evlendim ve eşimle beraber 1949 yılında köyünüze tayinimiz çıktı.
 
 
Hocam o yıllarda köyümüze ulaşım neyle sağlanırdı?  Köye gelirken eşyanızı nasıl getirdiniz?
 
Köye tayinimiz çıktığı yıllarda, Torul ile Tirebolu arasında araba yolu yoktu. Eşyalarımızı Torul’a kadar at arabası ile Torul’dan köye kadar ise 3 katır kiralayarak getirdik.
 
Köyümüze gelişinizde ilk ne ile karşılaştırdınız?
 
İlk geldiğimizde kükner bükündeki okul inşaatı devam ettiği için eğitim ve öğretimin mahallede olacağını söylediler. Bizde mahalleye gittik.
 
Hocam Ayşe DAĞDEVİREN hemen söze girdi ve o zamanı kendisi anlattı;      Yorulmuştuk, karşımıza çıkan ilk evin kapısını çaldık. Bir kadın çıktı. Bize baktı; “her gelen katır bu kapıya mı yıkılır”,  dedi. Şok olmuştuk. O gece Sait amcanın evinde kaldık”.
 
Hocam mahallede okul var mıydı?
 
Kükner bükündeki okul yapımı devam ettiği için köyde tek olan cami mahallesindeki camide eğitim öğretime başladık. Ne masa vardı, ne de sıra. Öğrenciler yerlerde oturuyordu. Eğitim ve öğretim malzemesi de yoktu. Ama biz, mesleğimizin verdiği heyecanla gece gündüz çalıştık. Çalışmalarımız sonucunda da öğrencilerimizin tamamı okuma-yazmayı öğrendi. Bir öğretmen için bundan daha büyük mutluluk olamazdı. 
  
 
Hocam kaç öğrenciniz vardı? Hatırlıyor musunuz?
 
Yanlış hatırlamıyorsam 82 öğrencimiz vardı.  İki sınıf yaptık.  Beş mahalleden de öğrenci gelmekteydi. Gelen öğrencilerin yarısı kızdı. Size ilginç bir olay anlatayım: Daha önce ikamet ettiğim Ankara’da Bilkent üniversitesinde öğretim görevlisine; ilk görev yaptığım köydeki öğrencilerimin yarısının kız çocukları olduğunu söylediğimde, çok şaşırmıştı ve bunu tez konusu yapacağını söyledi. Sonra çeşitli imkânsızlıklar yüzünden olmadı.
 
Kükner bükündeki okul ne zaman faaliyete geçti?
 
İkinci dönem okulun inşaatı bitti ve eğitim ve öğretime orada devam edildi.
 
 
Hocam halkın yaklaşımı nasıldı?
 
Halkın bize yaklaşımı iyiydi. Çok saygılı ve anlayışlıydılar. Size bir hatıramı anlatayım; Köyde çığ sonucu vefat eden olmuştu. Cenazeye gittim. Namaza duracakken bir baktım tüm öğrencilerim arkamda saftalar. “Çocuklar niye bekliyorsunuz?” dedim.  “Hocam fitre dağıtacaklar onu bekliyoruz.” dediler. Bana da verdiler. Bende köylülere bu paralarla Kükner bükünde okula geçen köprünün etrafını yapalım, çocuklar dereye düşmesin dedim. İtiraz etmediler. Herkes kabul etti.  Toplam para 10-15 Lira idi ve bu para ile köprünün yanı yapıldı.
 
 Hocam köyümüzün kültür seviyesi ve yaşayışı nasıldı?
 
Köyde askerlik dışında başka memleketlere giden yoktu. Bunun için yaşam biçimi değişmiyordu. Yiyecek olarak, fasulye, bal, patates ve ceviz çok tüketiliyordu; yününden ve etinden faydalanmak için de hayvancılığa önem veriliyordu. Köyde hiç yorgan yoktu. Hayvanların yününden yorgan yapmasını bilmiyorlardı. Köylü öğrensin diye hayvan yününden yorgan yaptırdım hoca hanıma. Evler ise plansız, tertipsiz ve penceresizdi. İlk pencereyi ben yaptım. Ben yaptıktan sonra da herkes evine pencere yapmaya başladı.
 
Hocam köyde nerde kaldınız? Size yardımcı olan oldu mu?
 
Köyde kaldığım süre içerisinde Halil ağanın evinde kaldım. Hemen hemen herkes bize yardımcı oluyordu. Özellikle Halil ağanın üç kızı bize çok yardımcı oldu.
 
Köyümüzde unutamadığınız bir hatıranız var mı?
 
Acı ve halen unutamadığım bir hatıram var: Sicim Oğulları Gadun diye bir kız vardı. Derste bir konuyu izah ediyordum, dikkat etsene derken elim gözüne değdi. Gözü kızardı. Bu olaydan dolayı hala ızdırap çekiyorum. Hayatta ise bana hakkını helal etsin.
 
Hocam daha sonra nereye atandınız?
 
Köyünüzde bir yıl görev yaptıktan sonra ulaşım problemi olduğu tayin istedik. Tayinimiz Kürtün’e çıktı. Bizden sonra Erzurum Aşkaleli Muhsin ve taşkın diye iki öğretmen geldi.
 
 
Hocam son olarak söylemek istedikleriniz var mı?
 
Eklemek istediğim herhangi bir şey yoktur. Köyünüze ve özellikle de öğrencilerime selam söylüyorum.
       
Hocam teşekkür ediyoruz…
 
Mehmet DAĞDEVİREN ve Ayşe DAĞDEVİREN hocalarımıza, Günyüzüm.com adına teşekkür ettik.   Kendilerini bayrak töreni için Köyümüze davet ettik. Eski günleri yâd etmek ve öğrencileri ile buluşturmak için. Hocamızın sağlığında küçük bir problem olduğu için şu anda bunun olamayacağını ve inşallah yazın gelebileceğini söyledi. Bundan sonra aşağıda ismi geçen öğrencilerinden birkaç tanesi ile röportaj yapıp yaptığımız röportajı çerçeveletip hocalarımıza hediye edeceğiz.
 
 

HOCAMIZIN ÖĞRENCİLERİNDEN SAĞ OLANLAR

 

1 İhsan ÇAK

2 Sabri ÇAK

3 Hayriye TUNCER (YAYLA)

4 Fatma YAYLA (UZUN)

5 İsmet UZUN

6 Gadun UZUN (KARA)

7 Ali İLERİ

8 Hatun İLERİ (KARA)

9 Mustafa KAVAL

10 Hüseyin KARA

11 Hatun KOZLU

12 Salih KARA

13 Halil İbrahim ÇAK

14 Ali ÇAK

15 Halit KAYA

16 Hanife MERAL

17 Hayriye TEMİZ (Kaya)

18 İsmet KAYA

19 Hamdi GÜNDOĞDU

20 İsmet KAYA (Hambarlı)

21 Osman KAYA (Hambarlı)

22 Cevahir MERAL (Kaya)

23 Cemile MERAL

24 Teyfik BABAYİĞİT

25 Ali ŞAYIK

26 Salih AKSOY

27 Gülizar BOZ (Narin)

28 Ali MERAL

29 Bahar MERAL

30 Hatun ŞAYIK (İbil)

31 Aziz AKSOY

32 Döndü ÇAK (Temel)

 
Döneme ait değildir. Temsili Resimdir. (Resim: Bahattin ÇAK)

 
 
Haber ve Röportaj: Onur ÇAK – Aydın İLERİ
Katkılarından dolayı İhsan ÇAK'a teşekkür ederiz.
 
Günyüzüm Haber
www.gunyuzum.com
31 / 03 / 2009
 




 Mehmet   DAĞDEVİREN 

 Okunma Sayısı : 7338      Tarih :26.08.2015


Ad-Soyad
E-Posta
Yorum
 
Güvenlik Kodu